Türk Halkının %99'u Müslüman.. Değil! - 2 (makale)

 

Türk Halkının %99'u Müslüman.. Değil! - 2

 

http://www.edebiyatdefteri.com/index.asp?istek=tum_yazilar&k=detay&yazi_id=31304 yazının devamıdır...

Hayatım yobazlıkla mücadele içinde geçti. Öğrencilik yıllarımda günaydın diye selam verdiğim insanlardan "günaydında neymiş kafir selamın aleyküm diyeceksin" gibi anlamsız tepkilerle başladı, "sen namaza gelme ama benim dersimden sırf çalıştığın için geçmeyi bekle, olmaazz" diyen "hoca" larla devam etti. Oysa ben hemen herkes gibi bluğ çağımda "biz kimiz, nereden geldik nereye gidiyoruz, Allah varmı, varsa onu nasıl anlarım, vs." sorularını kendime sordum. Din adına korkunç hurafeler duymuştum herkes gibi ve hiçbiri akıl süzgecimden geçmiyordu. Allah baskı kuran, insanlardan nefret eden, sadece ceza veren, sadece şekil isteyen ve insanların yaptığı gibi sadece şekle önem veren bir varlık olamazdı. Çevremdeki dini temsil eden çember sakallı, ağzından salyalar saçarak zorlama yapan zatları hiç sevmedim, inanmadım. Halbuki çare basitti, bütün kutsal kitapları aldım, bulmak hiç zor olmadı, hepsini okudum (kendi dilimde yazılmış olanları zira anlamak istiyordum). Bununla yetinmedim doğu felsefelerinide okudum, şaşırtıcı bir biçimde örtüşüyordu. Aydınlık bir dünya buldum, Allah korkunç bir varlık değil tam tersi, şefkatliydi, sevecendi, seviyordu ve kendisi gibi olmamızı istiyordu zira biz zaten ondan gelmiştik ve yine ona dönecektik. Ancak daha iyi anlamak için dinler tarhini de okumak gerekiyordu ki bu kitaplar hangi koşullarda, hangi toplumların hangi tavırlarından bahsediyor anlayabileyim. Herşey apaçık ortadaydı, hiçbir tereddüte yer kalmayacak bir biçimde "Allah var, zaten içimde hissediyordum ama daha iyi anladım, ona ulaşmak için de en güzel yol, son din İslam" kararına vardım. Ancak bu noktadan sonra insanları izledim, nasıl olupta onlar aynı kolay yolu kullanıp bulamamışlardıki? Anlamak için en küçük çaba sarfetmeden bir takım çoğu dinle alakasız acayip şekillere tapmaları puta tapmaktan farksızdı! "Allah" kelmesi dillerinden düşmüyor hatta bu kelimenin arkasına sığınıp can bile alıyorlardı ama bu kelimenin neyi ifade ettiği hakkında en küçük bir fikirleri yoktu.

Şekildi yaşadıkları, özü merak bile etmemişlerdi. Oysa öz zaten içlerindeydi ama onlar kördü.

Bir soru sormaya başladım bana din hakkında birşey bileceğimi akıllarına getirmeden "namaz kılmıyorsun cehennemde yanacaksın, sen kötüsün, hiçbirşey bilmiyorsun, ben biliyorum, dinlemezsen sana zarar veririm Allah adına" diye saldıranlara.

Bir zat var, diyelim Ahmet. Beş vakit namazında, her sene hacda, içki yok, herkese dini ona dayatıldığı şekliyle satar. Yalnız bu Ahmet, insanların sırtından zengin olmuş, en küçük merhamet hissi taşımadan insanları ezer, çevresindeki bütün kadınlara bıyık burar hatta akrabalarının kızlarını yalnız yakaladığında sıkıştırır usturuplu bir şekilde tecavüz eder, onun ailesine asla söyleyemeyeceğini bildiği için çok rahattır, insanlar sakallarından dolayı ona güvendiği için herkesin evine girip çıkar, her istediği rezilliği yapar, insanların hayatlarını karartır ama bunlar hep gizli kaldığı içn dışarıdan namazında niyazında bir mü’min olarak bilinir.

Başka bir zat var, diyelim Mehmet. Namaz bayramdan bayrama, içki akşamdan akşama, kimsenin dinine imanına karışmaz, kimse hakkında kötülük düşünmez, yardıma ihtiyacı olan sıkılmadan ona gelir, 2 zeytinin birini değil ikisini birden verir, aç olsada huzur içinde rahat uyur, alnın terinden başkasında gözü olmadığı için fakir, başkasının namusu kendisininki kadar mukaddes olduğu için eşiyle mutludur.

Hangisidir Müslüman diye sorarım! Bir grup insan "elbette namazında niyazında Ahmet efendiii" der sanye düşünmeden verir cevabını.
Diğer grup insan Mehmet Bey der.

Siz hangisini seçtiniz? Cevabınızla bln bakalım hangi grubua dahil oldunuz? Ya %99, ya %1 lik dilime girdiniz. Ama ben size söylemeyeceğim hangi cevabınızla hangi dilime girdiğinizi, onu da siz kendi kendinize sorunuz!

Allah %99u ıslah etsin, gönül gözünü açsaın, hidayete erdrsin ki ülkemiz, Dünya yeryüzü Cennetine dönüşsün. Sevgiler.


• Yazınızı Düzenlemek İçin Tıklayın.

« Önceki Yazı     |      Sonraki Yazı »

 

 

 

facebookta paylaş

 

 

 

Eleştiri Yaz

 

 karizmaşey     19 Nisan 2009 Pazar 11:16:51

 

ŞU YAZDIKLARIMI 2 DAKİKA AYIRIRSANIZ,BİR ÇOK CEVAP BULACAKSINIZ.



SİZİN ANLATTIĞINIZ AHMET DENİLEN EFENDİ,BU YAPTIKLARIYLA MÜNAFIK DENİR MÜSLÜMAN DENMEZ.İSLAMİYET ÖĞRENİLDİKÇE DERİNLEŞİR.SAĞA SOLA SAPITMAYA GEREK YOK.BAKTIN Kİ YOLU ŞAŞIRIYON KİMSEYE SORMICAKSIN.aRTIK HERKES HER DİNDEN HABERDAR.ESKİSİ GİBİ DEĞİL.BU GÜN Kİ TEKNOLOJİ VE MEDYA SAYESİNDE HERKES HERŞEYİ KOLAYCA BULABİLİYOR.

BENDEN BİR NASİHAT OLSUN MÜSLÜMANLARA BAKTINKİ KAFANI KURCALIYOR BİR KONU ,FAZLA İNCİK BONCUĞUNA DALMICAKSIN.SANA FARZ KILINANI YAP VE HÜKÜM SAHİBİ OLANIN ALLAH OLDUĞUNU UNUTMA.
YANİ ÖNCE EKMEYİ YEMEYİ ÖĞREN SONRA FIRINCI USTASI OLMAYI İSTİYORSAN ONA GÖRE BİR YOL TUT.

SAYIN YAZAR konuları irdelemeniz güzel ama bu sizin yaşadıklarınız olsa gerek.islamiyeti tamamen yobazların eline kalmış menfaatçi insanların oyuncağı gibi lanse ediliyor biraz.
amacınız bu olmasa gerek ama ayarı çok iyi ayarlamalısınız.Zira din düşmanlarına bir çok malzeme vermektesiniz aynı zamanda .
selamlar...

http://www.haber7.com/video-galeri.php?cID=1242

yukarıda ki linkte müslümanlığı seçen bir avusturalyalı genç hikayesini anlatıyor.o bu yolu hristiyan bir ülkede bulmuş.

ayrıca tekvir süresi 29 ayet

'' Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz''

insan süresi 30 ayet

Sizler ancak Rabbinizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

tefsiri ise şöyledir:

33. (İzah için bkz. Müddessir an: 41) Bu ayetlerde şu üç nokta vardır: Birincisi, isteyen Rabbinin yolunu tutar. İkincisi, Allah istemedikten sonra senin istemenle hiçbir şey olmaz. Üçüncüsü, Allah büyük hikmet ve ilim sahibidir. Eğer bu üç noktayı düşünürsek o zaman, insanın irade serbestliği ile Allah'ın dilemesi arasındaki ilişkiyi anlayabiliriz. Bu konuda ne kadar zannımız varsa gider.

Birinci ayetten şu anlaşılmaktadır: Bu dünyada insana verilen irade, onun çeşitli yollardan hangisini isterse seçmeye kadir olabileceği kadardır. Bu, Allah'ın verdiği seçme hürriyetidir. (Freedom of choice) Mesela bir kimsenin geçimi için çeşitli yollar vardır. Bunların bazıları helal ve caizdir; işçilik, memurluk, ticaret, sanat, ziraat vs. Bazıları ise haramdır: Hırsızlık, yol kesme, haydutluk, yan kesicilik, fuhuş, tefecilik, faiz, kumar, rüşvet ve haram kategorisine giren memuriyetler ve ticaret. İnsan hangisiyle geçimini sağlamak isterse bunlardan birini seçer.

Çünkü ahlâklar çeşitlidir. Bir yanda dindarlık, eminlik, şereflik, insaf, merhamet, başkasının derdine ilgi duyma, ismet ve iffet gibi özellikler vardır. Diğer yanda alçaklık, kötülük, zulüm, imansızlık, başıboşluk ve terbiyesizlik gibi rezil tavırlar vardır. İnsan, hürriyeti olduğu için bunlardan dilediğini seçer ve bu yolu takip eder.

Aynı hürriyet din ve mezheb hakkında da geçerlidir. Bunlardan dilediğini kendisi için seçer. İsterse ilhadı, Allah'ı inkarı, şirk, putperestlik, şirk ve tevhid karmasını; isterse de Kur'an'ın bildirdiği halis tevhidi seçer.

Bunlar hakkında da dilediğini seçme iradesi verilmiştir. Allah onu mecbur etmemiştir. Helal geçim kazanmak isterse Allah onu zorla harama mecbur etmez. Ya da Kur'an'ın talimatına uymak isterse Allah onu cebren mülhid, müşrik ve kafir yapmaz. Eğer o, iyi ve salih bir insan olmak isterse Allah onu kötü olmaya zorlamaz.

Seçme hürriyetinden sonra fiilen de onu yapmak istemesi ancak Allah'ın dilemesi, izni ve tevfikine bağlıdır. İnsan bir işi gerçekleştirmeyi isteyip onu irade etmişse o, ancak Allah izin verdiği kadar gerçekleşebilir. Allah'ın izni ve dilemesi olmadan insan ne yaparsa yapsın istediği gerçekleşemez. Aynı şey ikinci ayet için de geçerlidir. Şu şekilde düşünebiliriz: Allah bu dünyada insana irade ve yetki verip onu istedikleriyle başbaşa bırakmış olsaydı dünya nizamı alt üst olurdu. Sözgelimi bir katilin dünyadaki bütün insanları öldürmesi için bu yeterli olurdu. Bir yankesici, dünyada soyulmadık insan bırakmazdı. Bir hırsızdan kimse malını kurtaramazdı. Bir zaniden hiçbir kadın iffetini koruyamazdı. Bir yolkesiciden hiçkimse kurtulamazdı. Eğer herkesin kendi dilediğini gerçekleştirme yetkisi olsaydı bu gibi olumsuzlukların önüne geçilemeyecekti. Bir insan doğru ya da yanlış herhangi bir yolu seçerse onun gerçekleşmesine izin verir veya vermez. Doğru bir yol takip edene de fiilen Allah'ın dilemesi ve tevfiki nasip olur. Ancak dalalate dalarak doğru yolu kaybetmemesi şartıyla. Nasıl ki bir hırsız veya mülhid olmak için zorlama yoksa aynı şekilde mü'min olmak için de zorlama yoktur.

Daha sonra üçüncü ayet Allah'ın dilemesinin mantıksız olmadığını belirterek bu konudaki yanlış düşünceyi düzeltir. Bu nedenle Allah'ın Alim ve Hakim olduğu bildirilmiştir. Yani onun yaptığı, ilim ve hikmete dayanır. Onun için Allah'ın kararlarında yanılmasının imkanı yoktur. O, kime ne kadar yardım edileceği, nereye kadar izin verileceği konusunda ilim ve hikmetle karar verir. Bir kişiye bir işi yapmasında ne kadar izin verdiyse bununla orantılı olarak onun imkanlarını da sağlar. Kişinin yaptığı iş iyi ya da kötü de olsa, ancak Allah'ın sağladığı imkanlar çerçevesinde cereyan eder. Hidayette bundan müstesna değildir. Allah ilmi ve hikmetiyle kimin hidayete layık ve müstehak olduğunu ve kimin olmadığını bilir.



SELAMLAR

 

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 Jemanja     24 Şubat 2009 Salı 11:45:06

 

okuyan ,araştıran kişi buluyor özünü ve sözünü...tarikatlar cehaletten ve hurafeden beslenir...kendi kitabını okumadan kulaktan dolma bilgiyle inanç bu kadar olur....kaleminiz dert görmesin çok güzel bir yazıydı keyifle okudum...

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 E.MERT  | Erdoğan MERT     22 Şubat 2009 Pazar 23:49:21

 

aysegul-deniz
Bu bir devam yazısı, en başta belirttiğimi görebilirsiniz, sanırım atladınız o yüzden önceki yazımın linkin sizin içn yeniden veriyorum: http://www.edebiyatdefteri.com/index.asp?istek=tum_yazilar&k=detay&yazi_id=31304
burayı okumadan net anlamamış olabilirsiniz. Yetersizliğe ilişkin eleştirinizi bu bağlamda kabul edebilirim ancak çelişki nerede ve nasıl mevcut belirtirseniz eleştirinizi anlayıp faydalanmam mümkün olur. Teşekkürler.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Düzenle •   Cevap yaz  •   bildir

 

 aysegul-deniz     22 Şubat 2009 Pazar 23:28:37

 

konuyu çok basit kavramlara indirgeyerek yorumlamışsınız.anlattığınız şeyler söylemek istediğiniz şeyleri anlatmak için yetersiz ve çelişkili

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 kübrabekmez     22 Şubat 2009 Pazar 19:59:51

 

Değil mi? Zaten burada önemli olan etnik köken falan da değil... önemli olan insan olmak önce... Nice Türk tanıdım dostum oldu ya da düşmanım... Nice yabancı tanıdım iyi insandı güvenebiliyordum...

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 ARSLAN TUĞRUL ÖZER  | ARSLAN TUĞRUL  ÖZER     22 Şubat 2009 Pazar 19:57:15

 

Sevgili Yazanım
Çok zor ve riskli bir konuyu yine riskli örneklerle ele almış ve bizlere sunmuşsunuz.
İlgiyle okudum...

Dünyaya bakışım EMEK cephesinden olduğu için.
Bende hep şu soruyu sorarım....

''''---- Biri safi TÜRK, ama kırdığı cevizler bini aşmış, ahlaksızlık, yolsuzluk, üsülsüzlük, çıkarcılık diz boyu....Ve katıksız MİLLİYETÇİ- DİNDAR
Diğeri ERMENİ, RUM, RUS ya da TÜRK ...HER NEYSE, ama efendimi efendi, dürüstmü dürüst, kimsenin malında canında gözü yok.
Emeğe saygı duyan, çalmayan çırpmayan...
ATEİST ve İNSANA ÖNEM veren EVRENSEL DÜŞÜNEN birisi....

Hangisini tercih eder siniz?
Hangisiyle arkadaş olur sunuz?
Hangisine GÜVENİR SİNİZ?

 

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 kübrabekmez     22 Şubat 2009 Pazar 19:43:09

 

Mehmet Bey desem... :) Ben de tanıyorum siizn kasdettiğiniz insanlardan... Dini çıkarları uğruna kullanıp da hinlikler düşünenleri... Önemli olan dini anlamak... Tam uygulayamıyor olabiliriz belki ama en azından kitapta okuduğumuz iyi davranışları gösterebilmek öenmli olan... Bazıları var ibadeti tam ama kutsal kitaba uyuyor mu tüm davranışları bunu da sorgulamak lazım...

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !