Misyonerliği Destekliyorum! (makale)

 

 

Yazar Bilgi

Mesaj Gönder
Favori Üye Listeme Ekle

Yazı Bilgi

Yayınlanma:
31 Ekim 2008 Cuma 20:29:10

Okunma:
193 çoğul gösterim
193 tekil gösterim

9 eleştiri yapıldı.

 

Paylaş

facebook

Facebook'ta Paylaş

 

Diğer Makaleleri

·                                 » Madem sorular man..

·                                 » Ortadoğu meselesi..

·                                 » "standart türk kl..

·                                 » Suçlu! ayağa kalk..

·                                 » Bir mum yakmayı ö..

·                                 » Türkçeye sahip çı..

·                                 » Hayatın izleri.

·                                 » Reenkarnasyon kad..

·                                 » Dünyanın en iyi v..

·                                 » Zengin koca

·                                 » Nokta mı, virgül..

·                                 » Türk halkının %99..

·                                 » Ergenekon: çamur..

·                                 » Trafik katliamı n..

·                                 » Misyonerliği dest..

·                                 » Türk halkının %99..

·                                 » Vatan hainlerine..

 

Diğer Yazdıkları

·                                 » İntersteno türk g..

·                                 » Eş adayında aradı..

·                                 » Kadın mükemmel bi..

·                                 » O gün

·                                 » Cv

·                                 » Sözlerim

·                                 » Tek kişilik tanıt..

tümü »

Misyonerliği Destekliyorum!

 

Misyonerliği Destekliyorum!Misyon malumunuz Fransızcadan dilimize daha biz doğmadan önce girmiş "görev" diye çevirebileceğimiz bir kelime. Misyoner de "görevli" demek. Bizde "Din elden gidiyor, görüldüğü yerde katli vaciptir" diye işaret edilen kişiler de Hristiyanlık dinini tanıtıp yaymaya çalışan din görevlileri yine malum.



Peki malumunuz mu, bugün Balkanlarda Müslümanlık hala ayaktaysa, her türlü baskıya rağmen dimdik ayaktaysa, bizden zamanında oraya giden "misyoner"ler tarafından sağlanmıştır bu? Gerçekten önce insanlığı, ondan sonra Dini özümsemiş, Hacı Bektaş-i Veli ekolünden insanlar oralara gidip "burası kilise şurası havra ben girmem buralara" demeden gidip İslamı en güzel şekilde aktarmışlar, insanların gönüllerini kazanıp kendi istekleriyle İslamı seçmelerine vesile olmuşlardır.



Asıl konuya, başlığı okuduğunuzda kuvvetle muhtemel bazılarınızın beni de katletmek üzere gözlerinizden alevler fışkırmasına sebep olan fasla..



Rahat olun, hiçbir misyoner (Dünyanın en başarılı misyoneri bile olsa) gerçekten başka bir dine gönülden inanmış bir inananı kendi dinini seçmeye zorlayamaz. Ben kendi ayağımla onların içine daldım, misyoner kiliselerinde olan biteni anlamak için ziyaret ettim, Havralara girdim, misyonerlerle, onların etkisine giren insanlarla görüştüm hiç gocunmadan ve inancıma hiçbirşey olmadı. Zira benim inancım, başkası tarafından empoze edilmedi, kendim seçtim. Siz de başkasından gelecek etkilerden korkmayın eğer gerçekten şu anda sahibi olduğunuz inanç başkası tarafından size dayatılmamışsa.



Misyoner değerlidir. Sizin nasıl olsa çantada keklik dediğiniz görünüşte Müslüman saydığınız ama aslen hiçbir inancı olmayan insanlara hiç değilse bir yaratanın olduğunu, ona inanılması güvenilmesi gerektiğini hem de çok güzel bir dille aktarıyor. Siz camilerin hoparlörlerinden sadece "cehennemde yanacaksınız, Allah sizi kazanlar doldurup yakacak, kaçışınız yok!" diye ağzınızdan salyalar saçarak bağırırken farkında değilsiniz camiye girmek bir yana korkuyla kulaklarını kapatıp civardan kaçan insanların şaşkınlık ve korkuyla kaçıştıklarının!



Misyonerler bunun tam tersini, sizin de yapmanız gerekeni yapıyorlar. Verdikeleri mesajlarda "Allah sizi seviyor, iyi insan olun, çevrenizdeki herşeyi sevin, kavga etmeyin, öldürmeyin, kin tutmayın, insanlar da böyle olursanız sizi sever, mutluluk verdikçe mutlu olursunuz, huzur bulursunuz, yalnız değilsiniz, ne zaman bunalırsanız çekinmdeyin gelin..." diyorlar. Bunu da vermeye çalıştıkları mesaja uygun davranarak güzellikle, sükunetle, sevgiyle yapıyorlar. Sonuçta aslında Allah tanımaz, içinde sevgi kırıntısı kalmamış, kalpleri taşlaşmış, toplumdan soyutlanmış, itilmiş kakılmış, sizin terk ettiğiniz insanları topluma kazandırmaya çalışıyorlar.



Sizin neden umrunuzda olur yakınınızdaki dünya tatlısı bir insanın dininin ne olduğu? Sevilen, cana yakın, iyiliksever bir insan dostuna "senin dinin ne kardeş" diye sormak aklınıza geldi mi hiç? "Memleket nire gardaş?" diye çok sormuşsunuzdur o insanı bir nebze de olsa tanıyabilmek ihtiyacıyla ama hiçbir zaman "hangi dine mensupsun" diye sormazsınız!!! Bir insanın tavırlarından hoşlanmazsanız belki "gavur" dersiniz ama iyiyse aklınızın ucundan geçmez onun inancıyla ilgili bir yorum yapmak. Zira bütün dünya bilir ki içten içe, insanın dini değil "insan"lığıdır önemli olan, bizim gördüğümüz.



Allah Hristiyanlardan Musevilerden, size yasakladığı halde sizin kendinizi "Allah" yerine koyarak "gavur" dediğiniz topluluklardan "Ehl-i Kitap" diye bahseder. Allah’ı ve sözde mensubu olduğunuz "İslam"ı hiç anlamadığınız, anlamak için çaba göstermediğiniz için bu hallerdesiniz ey insanlar uyanın artık! Onlar dinsiz değil, sizden çok daha Allaha yakın, onun istediği gibi yaşayan topluluklar. Apaçık görünmüyor mu, sizin "gavur" dediğiniz topluluklara gıptayla baktığınız, siz sefil bir hayat sürüp Avrupa Birliği kapılarına Amerika eteklerine yüz sürdüğünüz. Madem siz has Allah kullarısınız onlar kafir de neden Onlar insan gibi yaşayıp, üretip, örnek olurken siz sadece kin, nefret, yoksulluk içinde debeleniyorsunuz? Hiç düşünmez misiniz?



Şimdi ister Hristiyan ister Müslüman isterseniz Musevi olun. Ben sizin insanlığınızı görürüm dininiz insanlığınızı şekillendiriyorsa önemlidir ama sadece sizin için, benim zerre kadar umrumda değil.



Şimdi bu yazıyı okurken gözlerinizi kan bürüdüyse, burnunuzdan soluyup nefret içinde kıvranıyorsanız, bravo testi başarıyla geçtiniz! Sizin de bir misyonere ihtiyacınız var zira her ne dininine inandığınızı zannediyorsanız, o dinle uzaktan yakından alakanız bile yok. Önce Mevlana’yı arayın insanlığı bulun, ondan sonra da İslam sizin için çook uzak bir hedef, öncelikle kolay yoldan bir Misyoner bulup "Allah" nedir, nasıl bir sevgisi vardır bi öğrenin. Bunlardan sonra gelin ben size bir tane takdim edeyim Kur’an-ı Kerim’in hangi dili biliyorsanız o dildeki mealini, okuyun.


• Yazınızı Düzenlemek İçin Tıklayın.

« Önceki Yazı     |      Sonraki Yazı »

 

 

 

facebookta paylaş

 

 

 

Eleştiri Yaz

 

 deniz_tayanç     02 Şubat 2009 Pazartesi 23:33:42

 

Monologunuzun tadını çıkarın, hatta yenilerini yazın.
Boyalı basının manşetlerini arşivden çıkarın bol malzeme bulursunuz. :)

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 E.MERT  | Erdoğan MERT     19 Aralık 2008 Cuma 21:51:59

 

Yorum yapan herkese teşekkür ederim. Eleştiren arkadaşlara özellikle teşekkür ediyorum zira sayenizde yazımı bir daha okuma ihtiyacı hissediyorum zira kimin hangi yazısını okuyup benim yazımın olduğu kısma yorum yaptığınızı anlamaya çalışıyorum:) Ve sayenizde her kelimenin hedefe ulaştığını ve turnusol kağıdı gibi başarıyla ayrıştırma görevini ifa ettiğini memnuniyetle görüyorum:) Sevgiler.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Düzenle •   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 deniz_tayanç     18 Aralık 2008 Perşembe 18:57:16

 

Sapla saman karıştırılmış.
Siz İslama ait tespitlerinizi sözde müslümanlara bakarak, yahudi ve hırıstiyanları da kitaplarına bakarak değerlendiriyorsunuz. Allaha inanma öyle ya da böyle olacak bir konu değil. Allah kendisine nasıl inanılması gerektiğini
son kitabında, son peygamberi vasıtasıyla bildirdi. Ehl-i Kitap demek kitaba uygun davranan demek değildir. Kitap şeklinde inmiş olan vahye muhatap kılınmış olmalrında ve o yol üzerinde gelegeldiklerinden ehl-i kitap denmiştir. Kurana bakma gibi bir ilmi yaklaşım sahibi olsa idiniz Müslüman için Allahın dediklerine de rastlardınız. Allahın kimi cenete koycağı dindarın tartışma konusu değildir. Fakat sizin yalan yere kazan-mazan lafı ile tiye aldığınız cehennemi sizden öncekiler de tiye almıştı, bu ne benzerlik böyle? Kimse ağzından salya akıtmıyor o sizin bakış açınız. Ben size fısıltıyla söylüyorum, cehhennem vardır ve tüm kafir, münafık, müşrik ve fasıkların toplanacağı yerdir.
Şimdi oldu mu? Ayrıca sizin öve öve bitiremediğiniz misyonerlerin amacı dinlerini yaymak değildir. CIA başta bir dizi örgütün koç başı veya öncü görevini yerine getirmektir. İslama çatarak aydın olma devrini kapattık haberiniz ola. :)

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 meneviş  | Menevşe Köylü     10 Kasım 2008 Pazartesi 20:53:35

 

simdi bu yaziyi okumaya geldim ve okudum. akli basinda bir yazi. yazinin resmi yazidan da akilli.

basarilar,

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 meneviş  | Menevşe Köylü     09 Kasım 2008 Pazar 11:13:45

 

bu yaziyi okumaya gelecegim.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 TunçAY  | Tunç AY     01 Kasım 2008 Cumartesi 17:23:02

 

erolbasci kardeşim çok güzel konulara parmak basmış... teşekkürler.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 erolbasci  | erol başçı     01 Kasım 2008 Cumartesi 09:25:08

 

Kurgu kendi içinde çelişkili tabii ki:)
Misyoner, kendi dinini en güzel şekilde anlatmaya çalışır.
Siz müslümanlığı yaymaya çalışanların , kendi dinlerini kötülediğini mi düşünüyorsunuz?
Gidin bir müftüye , bir cami imamına sorun size İslamiyetin bütün güzelliklerini anlatacaklardır.Küçük bir coğrafyadan nasıl oldu da bütün dünyaya yayılabildi sanıyorsunuz ki müslümanlığı yoksa?
Misyoner başka insanlara dininin güzel yönlerini anlatmak üzere donanımlı kişi anlamına da gelir .Elbette bir hristiyan misyoner dinini anlatırken ilk önce teslisden bahsetmez.Ya da hristiyanlıktaki mezheplerden ve aralarındaki farklardan bahsetmez...
Diğer yandan, size göre müslümanlığı yanlış anlayıp, size göre yanlış yaşayan insanlara, musevilere, hristiyanlara, onların misyonerlerine göstermekten gurur duyduğumuz hoşgörüyü niye gösteremiyoruz peki?
Herkes sizin inandığınız gibi mi yaşamalı algılamalı dini?
Asıl sorun burada işte...
Kendi inancımıza göre başkalarının inancını küçümseme, aşağılama, kendimize benzetme çabası içinde bulunmayı yadırgamayıp normal bir davranış gibi benimsiyoruz.
Hristiyanın, musevinin, dinsizin insanlığı hakkında hoş şeyler düşünmeyi anlatırken, müslümanlığı bizden farklı düşünenlere aynı sabrı ve anlayışı gösterememek neyle izah edilebilir?
Kaldı ki başka dinler de var bize göre kitap ehli sayılmayan..
Neticede "hangi dine inanıyorsanız o dinle uzaktan yakından ilginiz yok" söylemi de aslında, yazının mantığıyla çelişen bir söylem..
Size ne yoksa?
Öyle inanması sizi ya da başkalarını niye rahatsız etsin ki?
Herkes sunni ya da herkes alevi mi olmalı?
ya da herkes protestan, herkes evangelist, herkes ortodoks mu olmalı?
İnsanları inandıkları halleriyle kabul edip, sadece insan olarak bakabilmekten "sadece müslümanları veya özellikle müslümanlığı farklı algılayanları" niçin mahrum etmeye çalışırız ki?
Misyonerler kadar değerli olamazlar mı onlar da?
Yazıda olumsuz özelliklerinden bahsedilen insanlara, aslında aynı isnat edilen olumsuz anlayışla yaklaşılmış.
Eleştirilen anlayış aynen uygulanmış yani bir başka söylemle..
Bu anlayışı düzeltecek bir misyoner var mıdır emin değilim doğrusu:)
En güzeli, bu haliyle sevmeye çalışmak..




 

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 meselci 3  | MEHMET SELİM ÇİÇEK     01 Kasım 2008 Cumartesi 01:13:53

 

güzeldi
anladım
...

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 TunçAY  | Tunç AY     31 Ekim 2008 Cuma 21:47:34

 

yazınızdaki DÜŞÜNCELERİNİZDE haklı yönleriniz var, yani bana göre,

mesela camilerinninsanlara karşı tutumu, (tabi bazılarının) ve alttan benim anladığım, Müslümanlık aslında insanları kuşatır mesajı.

bence asıl sorun misyonerliğin tanımlamasında. yani parayla din değiştirilir mi?
ve misyonerlerin yöntemlerinde.;(belki bazılarının niai amaçlarında)
belki bu arada Milli Mücadele döneminde misyonerlerin yaptıklarına da bakmak gerekiyor.

ve incelenmesi gerekn bir başka konu da, topluma misyoner olarak tanıtılmış, yani misyoner oldukları söylenen (Tabi karalama kampanyası değilse) kişilerin yaptıkları. mesela Ergenekon terör örgütüyle ilişkileri...

Demem o ki, bir insanın sadece dinini yayması amacıyla başka dine mensup insanlara tebliğ yapması kadar doğal bir şey yoktur. Ama aynı zamanda o devletin temellerine dinamit yerleştirmek niyetindeyse, o zaman durum değişir.

yani, AMAÇ, ARAÇ, ve TARİHTE YAPILANLAR, yani TECRÜBELER tartışılmalı bence.


Tabi, Eminim ki ben RAHİBE TERESSA son derece iyi niyetliydi(gerçekten), ve unutmayın İngiltere(ve diğerleri de) de tüm sömürgelerine (aynı zamanda) dinini yaymak için gitmişti.

ve sonuç:
"BEYAZLAR BİZE İNCİLİ VERDİLER, ALTINLARIMIZI ALDILAR"
diyorlardı siyah yerliler.

Alınan sadece altınlar olsaydı keşke, ya benliklere, kimliklere ve kültürlere, özgürlüklere insanlıklara, iyi niyetlere ne demeli!!!

yani bi de MİSYONERLİK ve SÖMÜRGECİLİK bağlantısı tartışılmalı.

tekrar ediyorum, bana kendi dinini bir inanç sistemi olarak anlatmak isteyen (samimi) insanlara kapım sonuna kadar açık. ki kişisel olarak bir İncilim var ve okuyorum, bir parçasını okudum ama tam bitirmedim. Dinimin Kutsal Kitabını da açıklamalı okudum.(zaten ikisinin de kaynağı ve temel değerleri neredeyse aynı)

bu konuyu paylaşımınız için teşekkür ederim.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !