ERGENEKON: Çamur at izi kalsın kampanyası. (makale)

 

 

ERGENEKON: Çamur at izi kalsın kampanyası.

 

ERGENEKON: Çamur at izi kalsın kampanyası.Ergenekon icad oldu "mert"lik bozuldu. Başından beri muhalif temizleme, karşıtları suçlu gibi gösterip deşifre ederek sindirme kampanyası olduğunu bu ülkenin gerçeklerini bilen herkes gayet iyi biliyor. Ancak "düşmanımın düşmanı dostumdur" diyenler başta olmak üzere bu çılgın kampanyaya sessiz kalarak destek verenler de suç ortağıdır.
Hükumet tahammül edemediği insanları kara listeye almış ve bu listedekilere yönelik intikam kampanyası hatta sürek avı başlatmıştır. Bu, muhalefet görevini yapmayan muhalefet partilerinin de birinci dereceden suçudur. Zira, karşısında örgütlü bir muhalefet görmeyen hükumet, bireysel muhalefet yapanlara gözünü dikip onları yok etmek için zemin ve zaman bulabilmiştir. Bireyleri örgütlü gibi, hatta suç örgütü gibi gösterip yutturmayı başarmış ve kampanya medyadan da destek görünce ortaya attıkları senaryoya kendileri bile inanmaya başlamışlardır.
Basını bu komediye bir de "ETÖ= Ergenekon Terör Örgütü" diye yafta yapıştırarak legalleştirilmesine çanak tuttuğu için kınıyorum. Bu sürek avı aranızdan birilerine de bulaştığında da kafanızı nerelere gömeceksiniz bilemiyorum. Basının "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" deme lüksü olduğu ancak bu memlekette görülebilecek traji-komedyanın ta kendisidir.
"Basın"da gösterilen, "basıldı, ele geçirildi, büyük başarıya ulaşıldı" diye gösterilen silahlar, hayatından bir silahı yakından görmemiş bir kişi olarak bende bile acı bir gülümseme isteği uyandırıyor. Basının yardakçılığına o derece güvenilmiş ki bu dümeni döndürenler ilgili yerlere gerçek silah koyma gereği bile görmeden, birşeye benzemedikleri için müzeye bile alınmayacak bir takım süprüntüleri, çöpleri atom bombası gibi şişirerek ortaya çıkarabiliyorlar. Basın da bunların önünde saatlerce "müthiş bir silah olan ahanda şurdaki bilmemne" diye "haber" yapıyor. Nasıl oluyorsa tonlarca uyuşturcu yakalandığında emniyet şeridinin arkasından zoraki birer kare fotoğraf alıp bilmem kaçıncı sayfadaki boşluğu dolduran basın, birkaç altıpatlar sözkonusu olunca şerit falan kaldırılmış olarak hatıra fotoğrafı çektirip şov yapıyor, manşetleri dolduruyor, tv’ler mankenlerden kalan diğer bülten yarısını evire çevire bu şova ayırıyor.
Acıyorum! Bu komedinin tüm acemi senarist, yönetmen ve oyuncularına acı-yorum.
Erdoğan MERT
16 oCAK 2009, 17:57


• Yazınızı Düzenlemek İçin Tıklayın.

« Önceki Yazı     |      Sonraki Yazı »

 

 

 

facebookta paylaş

 

 

 

Eleştiri Yaz

 

 « Önceki 10 eleştiri 

 1 

 2 

 Sonraki 10 eleştiri » 

 

 

 

 ÜZÜMKARASI     04 Aralık 2009 Cuma 19:54:55

 

ERGENOKAN. PKK VB. TERÖR ORGANİZASYONLARI, GLOBAL MASONİK DEVLET YAPILANMASININ, ÜLKEMİZİ İÇTEN PARÇALAMA HEDEFLİ SİYASİ TASARIMLARIDIR.
ERGENEGON İSMİ DURDUK YERDE KULLANILMIYOR, BU İSMİ BASIN DEĞİL, ERGENOKON TERÖR ÖRGÜTÜ KURUCULARI ÖRGÜTLERİNE BU İSMİ VERMİŞLERDİR. (SUSURLUK ARAŞTIRMA KOMİSYONUNDA GÖREV ALAN FİKRİ SAĞLAR ERGENOKAN ADINA BU ARAŞTIRMALARDA RASTLADIĞINI SÖYLEMİŞTİR.)SIRF İKTİDARDA İSTEMEDİĞİNİZ BİR PARTİ VAR DİYE, MİLLET İRADESİNE DARBEYİ DARBE ORTAMININ HAZIRLANMASI İÇİN OLUŞTURULAN BİR BİR TÜRLÜ ENTRİKAYI ÜLKEMİZİ PARÇALAMAK İÇİN İŞLENEN CİNAYETLERİ GÖRMEZDEN GELİYORSUNUZ.
Ekleyeceğim alıntıları da bir zahmet okursunuz sanırım.

MASONLUK ERGENEKONUN NERESİNDE (03.08.2008)

İstanbul Güngören'de masumları kim katletti? PKK mı? Bu katliam Ergenekon'un gözdağı mı? Değilse, hangi terör örgütü? Daha öncekilerde olduğu gibi her terör saldırısında, sanki kararları terör örgütleri alıyormuş gibi, farkında olmadan sığ bir tartışmaya kilitleniyoruz

. Hâlbuki bütün terör örgütleri, devlet içindeki çeteler birer taşerondur. PKK da, DHKP-C de, Hizbullah da, Ergenekon da beyin olamaz. Planları, projeleri başkaları yapar, taşeronlar da ihaleyi alır, uygular. Büyük olayları büyük güçler, onlara bağlı istihbarat birimleri planlar. Uygulamayı da zekâsı, kabiliyeti itibarıyla küçük insanlara yaptırırlar. Mesela, İtalya'da Gladyo'yu açığa çıkaran savcı, bu örgütü kurduranın ABD, İngiltere olduğunu, paraların CIA bütçesinden sağlandığını, fakat beyin takımının P-2 Mason Locası olduğunu daha geçen ay gelip İstanbul'da anlattı. Bu adamlar acımasızca, tren garında yüz kişiyi katlettirdiler, İtalya başbakanını kaçırtıp öldürttüler. Asıl katiller, bu şık giyimli, hümanist görünümlü adamlardı...

Mesela bizde bütün bu olup bitenlerde mason localarının rolü, etkinliği nedir, bu hiç araştırıldı mı? İddianamedeki bir cümle meselâ dikkat çekiciydi. İlhan Selçuk İstanbul'da Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nda darbenin merkezindeki isimlerle görüşmüştü. Buna henüz bir yalanlama gelmedi.

Konuya bir komplo teorisi olarak bakılamayacağını anlatan başka somut örnekler de var.

Gazetemizde Ali İhsan Aydın imzasıyla 16 Şubat 2008'de çıkan haberde, TBMM'den geçen başörtüsüne serbestlik yasasının, Büyük Doğu Locası'nın (Grand Orient) Paris'teki toplantısında da gündeme geldiği yazılıydı. "Avrupa tartışmasında masonlar" konulu toplantıda konuşan Fransa Büyük Üstadı Jean-Michel Quillardet'in değerlendirmesi ilginçti. Türkiye'de, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılması için "geriye gidiş" ifadesini kullanan Quillardet, TBMM'den geçen düzenlemenin 'Türk laikliğinin yeniden tanımlanması yolunda açılan tehlikeli bir gedik' olduğunu savundu.

Demokratik bir toplumda, madem masonluk bir dernektir, gizliliği olamaz. O halde bizim, yargı mensupları arasında, üniversite rektörleri arasında, emniyet teşkilatı içinde, iş ve medya dünyasında kimlerin mason olduğunu bilmemiz gerekmez mi? Yasak olmasına rağmen Silahlı Kuvvetler bünyesinde masonlar var mıdır? Masonluğu tespit edildiği için bünyeden çıkarılan generaller var mıdır? Milletin evlatları için, orayı ele geçiriyorlar, buraya sızıyorlar diye dünyayı ayağa kaldıranlar, masonluk konusuna gelince neden suspus oluyorlar?

Bizim millet olarak aramızda ayrılıklar yoktu.

Yarım asırdır içimize zorla, ajanlarla, provokasyonlarla, tahriklerle bir yığın fitne sokuldu.

27 Mayıs askerî darbesiyle milletle ordusunun arası açıldı. Milletin sevdiği bir Başbakan ve iki bakan asker eliyle astırıldı. Bu işin arkasındaki asıl güç kimdi? Hangi devletler işin içindeydi?

Gençlik, kurdurulan sözüm ona öğrenci dernekleri vasıtasıyla bölündü, kardeş kardeşe vurduruldu. 12 Mart 1971 darbesinden, 12 Eylül 1980 askerî müdahalesinden önce her gün onlarca üniversite öğrencisi katledildi. Sonradan öğrendik ki, aynı gün aynı tabancayla bir solcu, bir sağcı öğrenci öldürüldü. "Derin devlet" orada da vardı. Ama asıl azmettiren güçler kimdi? Kim bizim gençliğimizi birbirine kırdırdı?

Türk-Kürt asırlardır birlikte huzur içinde yaşıyorduk. PKK'yı kim kurdurttu? Lideri Öcalan'ı kim yetiştirdi? Kim himaye etti? Ulusalcı geçinen Doğu Perinçek'in, Profesör Yalçın Küçük'ün PKK kamplarında bu katille, canciğer kuzu sarması olmasının asıl anlattığı neydi? Bir Kürt-Türk çatışmasını asıl hangi güçler istiyor? Bu milletin kendi öz değerlerine sahip çıkarak ayağa kalkmasından asıl kim, kimler, hangi ülkeler, hangi mahfiller rahatsızlık duyuyor?

Bizi kim, kimler Sünni-Alevi, laik olanlar-olmayanlar diye bölmeye çalışıyor?

Taşeronlara değil, onları kullananlara kafa yoralım...
HÜSEYİN GÜLERCE


çetenin tam adı "Ergenekon Kurtuluş Örgütü"dür. bu ismi kendileri koymuşlardır. sovyet döneminde komünizme karşı amerika tarafından kurulan "Kontrgerilla"nın devamı niteliğindedir.

sovyetler çöktükten sonra gereksizleşen "Kontrgerilla" amaç değiştirerek dönüşmüş ve yeni hedef olarak "laiklik savunuculuğu"nu seçmiştir.

dikkat ediniz, kontrgerilla, 1980 öncesinde "din düşmanı" olarak ilan edilen komünizmle mücadele ederken, aynı kontrgerilla (yani devamı niteliğindeki "Ergenekon Kurtuluş Örgütü"), "laiklik düşmanı" irtica ile mücadele etmektedir.

1980 öncesinde komünizme karşı milliyetçi-muhafazakar kesimi kullanan kontrgerilla; günümüzde irtica tehlikesine karşı ulusalcı-laik kesimi kullanmakta, kışkırtmaktadır.

işin özüne indiğimizde farkettiğimiz şey ise kontrgerilla'nın topluma tehlike pompalayarak ayakta kaldığı gerçeğidir. yoksa Türkiye'de ne komünizm tehlikesi, ne de irtica tehlikesi bulunmaktadır.

sonuç olarak; Ergenekon Terör Örgütü kontrgerillanın devamı niteliğinde olup, Türkiye'nin ortadoğu, balkanlar, afrika ve tüm islam dünyasını güdümü altına almasını engellemek için oluşturulmuş gizli bir amerikan yapılanmasıdır. bugüne kadar ne zaman Türkiye az belini doğrultup güçlenmeye başlasa mutlaka bir olay olur ve kazandığı gücü kaybederdi, bunun arkasında bahsettiğim gizli yapılanma var.

çünkü biliyorlarki türkiye güçlenirse tüm İslam dünyasını, tüm Türk dünyasını bir araya getirebilir. bunun olmasını elbette istemezler. ama istemeseler de bu olacaktır. 2005'ten beri bu yapılanma hızla çözülmektedir. hâlâ çok güçlü oldukları ortada, fakat yakında kırıntıları bile kalmayana dek temizlenecekler.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 aysunçelenk     04 Aralık 2009 Cuma 17:55:23

 

ben sizin gibi düşünmüyorum.ayrıca sizin gibi düşünenlere de at gözlüklerini çıkarmadıkları için çok kızıyorum.bu ülkede senelerdir yapılan ırkçılıklar,alevi-sunni çatışmalaırı laik anti laik ona keze birilerinin altından çıkan olaylardır.bunu ergenekon davasından önc ede görüyorduk şimdi de içindeki kişilerin deşifre olduğunu görüyoruz.senelrdir zaten medyayla olsun,propagandalarla ,kışkırtmalarla olsun bu ğlkenin ne hale geldiğine şahitiz ve bunların da ipliğinin pazara çıktığı gün bu gündür.bu günkü hükümetin muhalefeti temzilemeye çalıştığı iddeanız da o kadr saçma ki.bakın bu gün bile sizin dediğinizi yapmaya çalışanalr ergenekoncuların destekçisi olan medyadır.ak partiyle ilgili kapatma davalarında bahseder oldular neden çünkü sıkıştılar.zzamanında irtica diyerek kapatamadıkalrı partiyi bu gün öküzün altında buzoğo arayarak kapatılması gerektiği iddalarında bulunuyorlar.peki kapatılma davasından bahseden medyanın desteklediği siyasi parti kimdir chp dir yanibaş muhalefet.o dediğinizi de ergeekoncular yapıyor.ak partiyi temizleyip kendi istedikleri partiyi bu zamana kadr yaptıkları gibi iktidara getirmek istiyorlar.yazık ki sizin gibi memleketimin saf insanı at gözlüğüyle bakmaya devam eidyor.düşünmek ten bi haber.yüzzeyselsiniz.kusura bakamyın biraz derinlere inin.zira bu deveelt senelrde derinler tarafından yönetildi.bu gn ki gibi değil.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 hasretlertoplamı  | Mehmet  BEYAZTAŞ     20 Temmuz 2009 Pazartesi 02:18:25

 


kadı suç işleyen oğlu için idam kararı alır, oğlu idam edilirken oturup hüngür hüngür ağlar.kadıya "idam kararını sen aldın, bugün oturup ağlıyosun" derler.
kadı: " İDAM KARARI ALIRKEN KADI İDİM ŞİMDİ BABAYIM" der

muhalifleri temizliyorlar söyleminden gına geldi artık. ne tuhaftır ki başka argüman da yok. Yorum taraflı ve duygusal.
Suç işleyen aydın da olsa yazar çizer de olsa yargılanmalıdır.
adalet kurumu bu ülkenin hala yüzakıdır.
hakimden önce karar vermek çok doğru bir durum değil.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 mkuvanci  | mustafa kuvancı     21 Şubat 2009 Cumartesi 18:16:44

 

derin devlet her zaman, her ülkede olmuştur, olmaya devam edecektir. ben bugünkü olayları yeni derin devletin eski derin devleti tasfiyesi olarak değerlendiriyorum. şimdi bakınız, yeni gelen bize eskiyi öcü gösterecek ki kendini meşrulaştırsın. ancak yapılan çok kötü, ülkede bir korku imparatorluğu kurulmaya çalışılıyor. insanlar kendilerinden korkar oldular. artık ergenekon kelimesini bile kimse ağzına almak istemiyor.

Örnek, bugün derste beş hececiler konusunu işliyordum, Halit Fahri Ozansoy'un Vatan Destanı adlı şiirini öğrencilere devrin özelliğini yansıtsın diye okuduğumda şiirde geçen ergenekon kelimesiyle buz gibi bir hava esti sınıfta. Aman hocam, ne yapıyorsunuz, şimdi dinlemeye alınacaksınız esprileri patladı sonra. bakınız, çocukların bile beynini bulandırdılar.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

     

 

 E.MERT  | Erdoğan MERT     12 Şubat 2009 Perşembe 02:49:14

 

ionia: "o yakalanan tüm ordu mensuplarının gerçekten suçlu olduğu aşikarken"
Nedir aşikar olan? Suçları kanıtlanana kadar herkes masum değilmiydi? Hukukun temel kurallarından birini yok sayarak nasıl hukuk konuşabiliriz sizce? Bu kişilere kim "suçlu" diyebilir? Zanlı olarak kamu karşısına çıkarılduklarına göre "masum" da diyemiyoruz. İşte sorunumuz burda, "zanlı" kelimesi o kadar tehlikeli ki. Suçlular cezalarını çeker ve bu sıfattan kurtulurlar ama bir insan bir defa zanlı oldumu ömür boyu insanların gözünde şaibeli kalır. Mesela delil yetersizliğinden beraat eden bir kişiyi düşünün, beraatii aklınızda yer etmez o aklınızda hep zanlıdır. Kimblir nasıl yaptıda kurtardı diye hep bir şüphe kalır ve bu insanı suçu ispat edildiğinde göreceği cezadan daha ağır ve haksız bir cezaya çarptırız hayatının kalanında. O yüzdendir yazımın başlığı, bunu anlatır. Çamurun izini ömrü boyunca taşıtırız. Katilin elindeki kan bile zaman gelir temizlenir, unutulur ama çamur asla temizlenmez, unutulmaz! Yazıktır, yerlerine kendinizi koyun.. Biri size "iffetsiz" diye durduk yere çamur atsa, sonrada aa pardon yanılmışım dese ne hissedersinz? İnsanların inanmaz ama yüzünüze karşı sözde çaktırmaz bakışları haayatınız boyunca peşinizi bırakmaz, o bakışlar bıraksa sizin zedelenmiş ruhunuzun halisünasyonları bırakmaz, hayatınız kabus olur.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Düzenle •   Cevap yaz  •   bildir

 

 E.MERT  | Erdoğan MERT     12 Şubat 2009 Perşembe 02:08:25

 

Ben bu tertibi olay olay izlemiyorum, niyetim de yok. Tümüne bakarak verdiğim karar bu. İzleyenlerin vereekleri bilgileri buradan memnuniyetle takip ederim. Boş yere aylarca yatıp beraat edenleri ve uğradığı haksızlığa dayanamayıp hayatını kaybedenleri biliyorum da hüküm giyen ya da suçluluğundan utanç duyarak intihar eden duymadım. Sizin bildiğiniz var mı? Bu susurluk davasının devamıdır denebilir, o halde susurluk davasında adı geçenlerin dışındakileri çıkarın geriye, ne kalır? Susurluk olayını kıvıramadık o yüzden yeniden açtık ama elimizde gerçek anlamda o zaman adı geçenler dışında bir zanlı yok, alakasız kişileri (naçizane yazımda da belirttiğim üzre) ekledik, böylece adı da Susurluk-2 olmak zorunda kalmadı verdik bir isim "Ergenekon" dedik itirafına itirazım olmaz. Olayın üstünde sun'i olarak yaratılan toz-duman kalktığında ortada bir arpa boyundan bir milim daha fazla alınmış yol olacağına inancınız var mı gerçekten? Geride bir sürü mağdur, yıpratılmış, hırpalanmış insan ve bu sarhoşluktan ayıldıktan sonra tecavüze uğramış hissi yaşayaak bir kamu vicdanından başka birşey kalmayacak. Zaten bu hükumet falan da kalmayacak. Ancak nasıl 12 Eylül ihtilali sırasında itiraz bir yana herkes alkışlamış ve seneler sonra ayıldığında pişmanlıkla eleştirmeye başlanmışsa, bu sürecin de akıbeti aynı olacaktır. Bugün alkışlayanlar ortalık durulunca "ya aslında o zaman da bu ayıbı içten içe kınadıydık" demeye başlayacaktır. Sanatççının değerinin ölmeden anlaşılmaması gibi birşey bu bizim kısır döngülerimiz sanırım. Katkıda bulunan tüm arkadaşlara teşekkür ederim. Sevgiler.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Düzenle •   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 ionia  | deniz foçalı     11 Şubat 2009 Çarşamba 23:31:54

 

o yakalanan tüm ordu mensuplarının gerçekten suçlu olduğu aşikarken, sırf hükümete karşı olduğunuz için nasıl görmezden gelebilirsiniz ki bunu? bir noktada katılıyorum, akp, araya muhaliflerini de sıkıştırdı, öyle -bence- örgütle mörgütle ilgisi olmayanları... ama örneğin bir veli küçük'ü kim inkar edebilir? yıllardır bu ülkede faili meçhul(!) cinayetler işleniyor. susurluk da mı yalandı?

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 özgen     11 Şubat 2009 Çarşamba 21:11:04

 

dini devlete karıştırarak baktılar ki hala Türkiye yi yıkamadılar o zaman orduya el uzatmaya başladılar.ne kadar aydın laik, devletçi adam varsa hepsini de yavaş yavaş karalamaya başladılar.kaleminize sağlık

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 

 KargülüALMILA  | Sevim YAKICI     11 Şubat 2009 Çarşamba 14:42:05

 

ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ!

oys aduman değil sis bombasında kalmışız sanki!

Allah sonumuzu hayreylesin.

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

 direnis     17 Ocak 2009 Cumartesi 12:02:08

 

ergenakon diye bir dava yok, milletin emperyalisme karsi direnen, direnc gosteren kisileri sindirmek, korkutmak, ardindan da turkiyeyi federasyona goturmek.. kurtcenin baslatilmaisnin nedeni ne devlet tv sinde...

bu iktidar amerikan ve avrupa emperyalizmin dedillerini harfiyen yetine getirmektedir. yaptiklari her kalve hareketleri suctur...

adalete gonderilmelidir halk tarafindan... halkimiz yargilamalidir...

bu nedenle yargilanmasi gereken hainler ve iktidardir... ne kadar ugrasirsa ugrassinlar bu milleti yildirmalari mumkun degildir...

bunu zamanla gorecegiz...

[Etkili yorum olarak seç]   Etkili yorum nedir?

 

•   Cevap yaz  •   bildir

 

     

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !